Cibril Hadisi Nedir? Cibril Hadisesinde Neler Yaşandı?

İslam’ın temel esaslarını özetleyen en önemli rivayetlerden biri Cibril hadisi olarak bilinir. Bu hadis, iman, İslam ve ihsan kavramlarını açık ve sistemli bir şekilde anlatması bakımından büyük önem taşır.

Peki Cibril hadisi nedir ve bu hadiste neler yaşanmıştır? Gelin birlikte inceleyelim.

Ömer İbnü’l-Hattâb radıyallahu anh şöyle buyurmuşlardır:

         Bir gün Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in huzurunda bulunduğumuz sırada, elbisesi beyaz mı beyaz, saçları siyah mı siyah, üzerinde yolculuk eseri bulunmayan ve hiçbirimizin tanımadığı bir adam çıkageldi. Peygamber’in (SAV) yanına sokuldu, önüne oturdu, dizlerini Peygamber’in (SAV) dizlerine dayadı, ellerini (kendi) dizlerinin üstüne koydu ve:

cibril hadisi nedir

         Resûlullah efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem:

         – “İslâm, Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet  etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı (tastamam) vermen, ramazan orucunu (eksiksiz) tutman, yoluna güç yetirebilirsen Kâbe’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdu.

         Adam:- Doğru söyledin dedi.

         Onun hem sorup hem de tasdik etmesi tuhafımıza gitti.

         Rasûlullah efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem:

         – “Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine iman etmendir.” buyurdu.

         Adam tekrar:

         – Doğru söyledin, diye tasdik etti ve:

         Rasûlullah efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem:

         – “İhsan, Allah’a onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdu.

         Adam yine:

         – Doğru söyledin dedi, sonra da:

         Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem :

         – “Kendisine soru yöneltilen, bu konuda sorandan daha bilgili değildir.” cevabını verdi.

         Adam:- O halde alâmetlerini  söyle, dedi.

         Rasûlullah efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem:

         -”Cariyelerin sahiplerini doğurması, yalın ayak, başı kabak, çıplak koyun çobanlarının, yüksek ve mükemmel binalar kurmada birbirleriyle yarışmalarıdır. “ buyurdu.

         Adam, (sessizce) çekip gitti. Ben bir süre öylece kalakaldım. Daha sonra Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem:

         – “Ey Ömer, soru soran kişi kimdi, biliyor musun?” buyurdu.

         Ben:- Allah ve Rasûlü bilir, dedim.

         Rasûlullah efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem:

         – “O Cebrâil’di, size dininizi öğretmeye geldi.” buyurdu.

         (Müslim, Îmân 1, 5. Ayrıca bk. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16; Nesâi, Mevâkît 6.)

        

 

Bu Yazı İçin Ne Düşünüyorsun?